çemçük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çemçük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2008 Çarşamba

geciktirici

modern zamanlar varoşu aysun kayacı bu aralar yine çok fazla karşıma çıkıyor, zaten düşük olan sinir eşiğim zorlanıyor.
"haydi gel benimle ol" isimli bir program var. müjde ar, pınar kür, aysun ve çiğdem anad konuşuyor, geyik yapıyor, polemik yapıyorlar. aysun kayacı geçenlerde gene çoban-oy eşitliği polemiği yaptı, müjde ar aysuna tükürdü falan filan.

sabah radyoda dinledim.
müjde ar ve aysun kayacı'ya "geciktirici" takmışlar. görüntüler 5sn geç geliyomuş, yönetmende istediği yeri bipliyomuş böylece.

geciktirici. medya dünyamızın alet edevatı beni benden alıyor. bi grup insana geciktirici takmak istiyorum, ama geciksinler hiç gelmesinler diye.

geciktiricili metazori.

13 Ağustos 2008 Çarşamba

bir utanç, bir gurur...


müzik sektöründe ara sıra rastlanan, keşke olmasa dediğimiz durumlardır şarkı araklamak. genellikle görülen versiyonları bir şekilde pazarlama eksiği ile ünlenememiş şarkıları cımbızlayıp sıfır kilometreymişcesine piyasaya sürme şeklinde olur. ama malesef sanat güneşlerimizden petek dinçöz'ün şu yaptığı yenilir yutulur cinsten değil. sen kalk yılların "can't touch this" ini al "sen değmezsin" diye piyasaya sür. yer mi anadolu çocuğu? asla! gerçi mc hammer'ın şalvarı da bizim kültürümüzün bir parçası. petek bu hareketiyle şalvar olayının intikamını almak istemiş olabilir.

hep yerli sanatçılarımız yabancı şarkıları çalacak değil ya bu örneğimiz de tam tersi şekilde cereyan eden bir durum. natasha bedingfield (soyismini yanlış yazmış olabilirim kontrol etmeye üşendim) hem gözümüze hem kulağımıza hitap eden leziz bir sanatçıdır. kalkmış berdan mardini'nin "senden çocuğum olsun"unu almış "i wanna have your babies" diye piyasaya sürmüş. çok yazık. natasha iyi kızdır kendisi bilse aslını astarını böyle bir işe kalkışmazdı tahminim. prodüktör kurbanı olmuş belli ki...

12 Ağustos 2008 Salı

ince bir çizgi

"Ders çıkaracağınız, tek solukta okuyacağınız enfes bir tesbit." -The Guardian

hacetin tam başverdiği noktada, yaşamla ölüm-siyahla beyaz arası gibi, soğuk terler döktüren o an. Tam bilemediğimiz, emin olamadığımız, emin olupta yanılmaktan korktuğumuz çizgidir bu.

osurmakla, kaçırmak arasında.

deneyipte, yanılmadığınızı gördüğümüz o anda yaşadığımız sevinç ne kadar gariptir dimi? Ne kadar buruk bir sevinçtir aslında bu. Günlük bir vücut tepkisinden bu kadar haz alan, nasıl sapık bir bünyedir bizimkisi?

bu sevinç akabinde yaşanılan büyük yıkıntı ise eve gidipte donu indirince farkettiğimiz ince sarı çizgidir. nasıl olur, yok canım demeyin. bu oluyor, sizde biliyorsunuz.

"eğitim cehalet alır, eşeklik baki kalır."

6 yaşından beri okuyorum lan ben.

biz size geldik bitlendik...


"o piti piti
karamela sepeti
terazi lastik cimnastik
biz size geldik bitlendik
son dersimiz matematik
tik tik tik. tik."

çocukken kafamız daha mı iyiydi acaba? bu ne lan?

o piti piti - prozidiye uymak amacıyla götü boklu bir çocuk tekerlemeye "o" sesini eklemiş. aslında "pisi pisi" olarak başlıyan bu mısra, aynı götü boklu ve aynı zamanda peltek olan bu pepe tarafından halka "piti piti" olarak lanse edilmiş, ve böyle kabul görmüştür.

karamela sepeti - çocuk devam ediyor. tek başına kediyi yakalayamayan çocuk, arkadaşına şeker teklif ederek yardım istiyor. yani demek istiyor ki, "gel biz bu kediyi köşede kıstıralım ve tartalım." şeker olarak bir sepet karamela ikram etmesinden anlıyoruzki, bu çocuk zengin bir muhitte oturuyor.

terazi - bu tamam, kediyi tartıcak çünkü.

lastik - bu da tamam, kedi terazide rahat durmucağından, bağlamak icab ediyor.

cimnastik - bu ne lan? (çok düşündük ama bunu bulamadık yani.)

tekerlemenin merkezini oluşturan bu bölüm, adeta bir nakarat havasında. dikkat edin;

biz size geldik bitlendik - çıkarttığımız sonuç; zengin muhittede bit olabilir. olabilir, insanlık halidir. ama yani nasıl bir sosyal çevreyse, her birbirine giden bit kapıyor. bu nasıl bir mantıktır? sen tekerlemeyi söyle defalarca, gitte o biti temizleme. ne pis insanlardır bunlar? şimdiki kafam olsa, gözümün içine baka baka "biz size geldik bitlendik" diyen mahalle arkadaşlarımla top oynar mıydım?

son dersimiz matematik - verilmek istenen mesaj yerinde; "hayat bir matematiktir." kediyi yakalamak amacıyla küçük oyunlar kurgulamanın bir uzantısıdır bu.

tik tik tik - küçük yaşta insanları içten pazarlıklı , alicengiz tipler olmaya iten, gizli bir komplodur bu. ebeyi seçene kadar tik tik tik şeklinde uzatılabilir.

bu tekerleme beni çok yordu. tam anlamı ile çözümleme yapmak 17 senelik bir tedrisat hayatını gerektiyormuş demekki.

ama bir hafifleme var.